Absorbsiyon   Bir maddenin enerjiyi veya diğer bir maddeyi emebilme, soğurma yeteneğidir.
Açık dolaşım sistemi   Hemen hemen tüm eklem bacaklılarda ve yumuşakçalarda bulunan, arter ve kan boşluğundan oluşmuş dolaşım sistemi.
Adenin   Nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazıdır.Adenin yapısına katıldığı bazı moleküller ; ATP, ADP, AMP, NAD, NADP vs.
Adenovirüsler   Çift zincirli DNA molekülüne sahip virüslere denir.Boyutları 70-80 nm olup hayvanlarda bazı tümörlere neden olur.
ADH   Metabolik faaliyetler sonucunda oluşan alkolleri, keton ve aldehit gruplarına çeviren enzimlerden birisi.
Aerob organizma   Ancak oksijen varlığında yaşayabilen organizmalara denir (tersi "anaerob").
Alel gen   Bir geninin iki veya daha fazla alternatif formlarından birisi.
Anfetamin   Merkezi sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisin olan uyuşturucu madde.
Atriyum   Kalbin önde bulunan iki odası (kulakçık).
ATP   Canlılarda enerji ihtiyacı için kullanılan ve parçalandığında 7000 kal. ısı açığa çıkaran biyokimyasal bir molekül.

Bakteriyofaj   Bakterileri enfekte ederek ölümlerine neden olabilen virüslere verilen genel ad.
Balzam   genellikle odunsu bitkilerden elde edilen reçine ve bu reçinelerden yapılan ilaç.
Besi doku   Bir tohumun çimlenip ilk yapraklarını verinceye kadar geçen sürede besin ihtiyacını karşılayan doku.
Bipolar   İki uçlu veya iki kutuplu olma durumu.
Birim zar  Elektron mikroskobunda arası açık renk iki koyu çizgi halinde görülen iki protein tabakası halinde bulunan lipit tabakasından oluştuğu varsayılan yapı.
Bivalent   Sentromeri henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan grup.
Biyosfer   Canlı organizmaların birbirleriyle ilişkilerinin sürdüğü kayaç, su ve hava katmanlarından oluşan yeryüzü örtüsü.
Blastula   Bir zigotun bölünerek 8 hücreli bir hücre topluluğuna dönüşmüş haline denir.
Biyotik potansiyel   Bir populasyonda ölümlerin en az, çoğalmaların en yüksek düzeyde olması sonucu populasyonun en çok artma oranı.

C Vitamini :  Meyve ve sebzelerde bulunan, eksikliğinde bağ dokusunda zayıflamara yol açan bir vitamin türü.
Cıvık mantarlar   Hem bitkisel hemde hayvansal özellik gösteren, gövdeleri ya tek yada çok çekirdek içeren, uygun olmayan şartlarda " Sklerotyum " adı verilen bir kist oluşturan canlılar.
Cins   Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup, türleri içerisine alan taksonomik bir gruptur.Örneğin köpek (Canis), meşe (Quercus) gibi.
C ucu (karbon ucu)   Polipeptid zincirinin (protein)serbest COO (-) grubunu kapsayan ucu.

D - amino asit   Bakteri hücre duvarlarının polipeptidlerinde bulunan, proteinlerde bulunmayan amino asit.
Dalak   Omurgalı hayvanlarda lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid organlardan biri.
Deaminasyon   Bir molekülden amino grubunun çıkarılması işlemi.
Delesyon   Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA daki bir bazın ya da bazların yok olması hali.
Dentin   Kollagen ve kalsiyum tuzlarından yapılmış omurgalı hayvanların dişinin içteki sert kısımı.
Difüzyon   Bir ortamda bulunan moleküllerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama doğru serbest hareketine denir.
Dimorfizm   Bir türün iki farklı forma sahip olma durumu.
Dominant   DNA üzerinde alel genler arasındaki baskınlık.
Duyu siniri   Dış yada iç reseptör organlardan yada duyu alıcılarından alınan uyartıları sinir merkezine ileten sinirler.
Düz kas   İç organların hareketini sağlayan ve istemsiz çalışan, demetler alinde, uzun, iğ biçimli, tek çekirdekli kas hücrelerinin bağ dokusu içerisinde meydana getirdiği kas tipi.

Ektoderm   Bir organın veya derinin en dış örtüsü.
Eksositoz   Tek hücreli bir ökaryot canlının artık maddelerini boğum yaparak hücre dışarısına atma işlemi.
Endoderm   Bir organın veya derinin en dış örtüsü.
Endositoz   Tek hücreli bir ökaryotun besin maddelerini boğum yaparak hücre içerisine alma işlemi.
Enzim   Organizmanın metabolik faaliyetlerini yürüten katalizör molekül (protein).
Enfeksiyon   Bakteri, virüs, mantar yada protozoonların organizmaya girmesi durumu.
Erozyon   Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması.
Eritrosit   Yapısında oksijen bağlama yeteneği olan hemoglobini bulunduran kan hücresi (alyuvar).
Eşik sinyali   Bir sinir hücresinde uyarının zarda değişiklik yapması için gereken minimum potansiyel farkı.

Fagositoz   Bazı tek hücrelilerde sitoplazma içerisine uzanan tüpsü yapı.
Fauna   Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm canlılar.
Fenoloji   Çiçek açma, üreme, göç gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı, periyodik biyolojik olayların incelenmesi ve kaydı.
Filotaksis   Gövde ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli.
Fosforilasyon   Bir moleküle forfor bağlanması için yürütülen biyokimyasal reaksiyonlar.
Folikül   Küçük kese şeklindeki yapılara verilen genel ad.
Fosfoprotein   Protein sentezlendikten o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş hali.
Fotoreseptör   Göze gelen fotonların çarptığı ve zarında elektriksel bir uyarı meydana getirdiği özelleşmiş sinir hücresi.
Fosfataz   Bir molekülden su kullanraka fosfat grubunu ayıran enzim.
Fruktoz   Genellikle meyvalarda bulunan ve yapısında 6 karbon atomu içeren bir çeşit şeker molekülü.

Galaktoz   Altı karbonlu bir tür şeker (aldoz şekeri).
Gamet   Dişi veya erkek üreme hücrelerine verilen genel ad.
Gastrin   Mide suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir peptit hormonu.
Gastrula   Embriyonun blastuladan sonra oluşan, hücreleri içeri çökmesiyle ilk bağırsak boşluğunu meydana getiren erken embriyonik safha.
Genom   Bir organizmanın sahip olduğu genetik şifrelerin tamamı.
Glikojen   Glikoz moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit zinciri (gereğinde parçalanarak glikoz - 1 - fosfat ' a dönüştürülür).
Glikolipid   Genellikle hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şeker moleküllerine kovalent bağlarla bağlanması ile meydana gelen bileşik lipit.
GTP   Hücre içerisinde meydana gelen bazı biyokimyasal reaksiyonlarda enerji için kullanılan bir tür molekül (guanozin tri fosfat).
Guanin   DNA ve RNA nın yapısına katılan bir pürün bazı.

Habitus   Bir bitki ya da hayvanın genel görünüşü.
Haploid   Tek bir kromozom takımı kapsayan hücre ya da organizma (Örneğin insan gametlerinde bulunan toplam 23 adet kromozom bir haploit oluşturur).
Heksoz   Altı karbonlu monosakkarid.
Herbivor   Otlarla beslenen hayvanlara verilen genel ad.
Helikaz   DNA nın kopyalanması sırasında DNA nın helik zincirini fermuar gibi açan enzim.
Hemoglobin   Eritrositlerin içerisinde bulunan, yapısında demir atomu bulunduran ve oksijen bağlayabilen bir tür molekül.
Hepatit B   Kan yoluyla bulaşan ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açan bir tür virüs.
Heterojen   Değişik karakterlere yada yapılara sahip olan.
Hidroliz   Bir molekülün kovalent bağlarının su ile parçalanarak ayrılan kısımların birine H diğerine OH grubunun eklenmesi.
Hipotonik   İzotonik sıvıdan daha düşük ozmotik basınca sahip olan sıvı.

İçgüdü   Organizmayı o türe özgü olan bir amaca sürükleyen hareket eğilimi (Örneğin örümceğin ağ örmesi gibi)
İnvitro   Hücelerin, dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında yapay ortamlar içinde yetiştirilmeleri veya bulunmaları.
İnvivo   Ait olduğu hücre veya organizma içerisinde yapılan deney.
İmmünoloji   Organizmanın hastalıklara karşı direnç gösteren bağışıklık sistemini inceleyen bilim dalı.
IAA   Bitkilerde büyümeyi teşvik eden bir çeşit hormon (indol asetik asit).
İnsülin   Pankreasın Langerhans adacıklarında salgılanan ve kanda şeker oranını ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, 21 ve 30 amino asitlik iki polipeptis zincirinden oluşan protein yapısındaki hormon.
İyon pompası   Hücre zarında bulunan ve iyon akışını düzenleyen kompleks protein molekülü.
İzotonik   Hücrenin iç ve dış ortamının zynı osmotik basınca sahip olma durumu.
İzomeraz   Molekül içerisinde atomların yerlerini değiştiren enzim.

Jel   Kolloid sıvıların yada sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte koyuluğunda madde.
Jel elektroforez tekniği   Aynı elektrik yüklü moleküllerin jel matriks içerisinde büyüklüklerine göre ayrılması tekniği.
Jelatin   Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein.

Kafein   Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir pürin alkaloit.
Kalaza   Kuş yumurtalarında vitellusu (yumurta sarısı) karşılıklı iki taraftan zara bağlayan iki sarmal banttan her biri.
Kalsitonin   Tiroid bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum depolanmasını hızlandıran bir hormon.
Kalıtım   Canlının genetik şifresinin kendisinden sonra gelen nesle/yavrulara aktarılması.
Kanser   Organizmada meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu tümörlere verilen genel ad.
Kapsit   Virüslerin nükleik asitinin dışında bulunan, bazı virüslerde tek tip, diğerlerinde birkaç tip proteinden oluşan protein kılıf.
Kromozom   Hücrenin bölünme aşamasında görülen, iğ ipliklerinin kısalıp dönümler yaparak meydana getirdiği yapılar.
Kloforil   Bitki hücrelerinde " Kloroplast " adı verilen bir pigmentin içerisinde bulunan ve ışık enerjisini absorbe ederek kimyasal enerji halinde depolayan bir tür molekül.
Koenzim   Bir enzimi aktif hale getiren, enzimin protein olmayan bileşeni.

Laktoz   Sütte bulunan ve sütün buharlaşmasıyla kristal halde toplanan bir disakkarit.Süt şekeri.
Larva   Ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan.
Lenfatik sistem   Omurgalılarda vücuda yayılmış, kan dolaşım sisteminin uçlarına bağlı ince kılcal ağ.
Leptoten   Mayoz bölünme profazında görülen ve kromatin maddesinin ince iplikler halinde ortaya çıktığı erken evre.
Liyaz   Bir molekülün parçalanmasını yada bir grubun molekülden uzaklaştırılmasını sağlayan enzimler.
Lokus   Bir genin kromozom üzerinde bulunduğu bölgeye verilen ad.
Lösemi   Beyaz kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı.
Lökoplast   Bitki hücrelerinde yada bazı kamçılı tek hücrelilerde bulunan renksiz plastitler.
Lusiferin   Derin deniz balıkları, sölenterler, ateş böceği gibi organizmalarda enzimle okside olunca ışık veren bir tür madde.

Makrofaj   Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi.
Mantar   Mikroskopik yada makroskopik olan parazit, saprfit yada simbiyoz olarak yaşayan, klorofilsiz, zehirli yada zehirsiz olan canlı yapı.
Maya   Ekmek mayalanmasında kullanılan canlı yada ölü, tek hücreli mantar yada bakteriler.
Megaspor   Bazı deniz bitkilerinin üreme bölgelerinde meydana gelen, büyük sporlara verilen genel ad.Sporangiyum.
Mikrospor   Bazı deniz bitkilerinde erkek üreme bölgeleri tarafından üretilen küçük eşey hücreleri.Mikrospor.
Mikrovillus   Silindirik yada kübik epitel (örtü) hücrelerinin üst yüzeylerinde emme yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı doğru yaptığı uzantılardır.
Misel   Yağ moleküllerinini, çözünmediği bir sıvı madde içerisine bırakıldığı zaman oluşturduğu küçük partiküller.
Monomer   Organik molekülleri oluşturan birim yapıların her biri.
Mutualizm   İki canlının birbirlerinden faydalanarak birlikte yaşamaları.
Mutant   DNA sında değişiklik (mutasyon) meydana gelmiş olan canlı.

Nefron   Böbreğin yapı ve görev bakımından birimi olup Malphigi cisimciği, dalgalı kanallar ve Henle ilmiğinden oluşur.
Nekroz   Hücrelerin ve dokuların ölmesi durumu.
Nikotin   Bir nörotransmitter olan asetilkolinin faaliyetini engellediği için zehirli olan ve tütünden elde edilen bir alkaloyid.
Nişasta   Bitkilerde depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarid (C6-H10-O5).
Nöron   Birçok dentrit ve uzun bir aksondan oluşan sinir hücresi.
Nükleotid   İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası.
Nükleaz   Nükleik asitleri kısa oligonükleotid parçalarına yada tek nükleotide hidrolize eden enzimler grubu.
Nörogenez   Gelişme sırasında sinir sisteminin gelişme safhası.
Nokta mutasyonu   DNA kopyalanması sırasında bir baz çiftinde meydana gelen değişiklik.
Nimfa   Yarı başkalaşım gösteren böceklerde, dış görünüşü ergine benzeyen, fakat eşey organları ve kanatları tam olarak gelişmemiş evre.

Oosit   Dişi eşey organında eşey hücrelerinin oluşması sırasında oogonyumdan değişen ve iki mayoz bölünmesi geçirecek olan hücre.
Oospor   Oomiset mantarlarda, alglerde ve protozoonlarda döllenmiş oosferde gelişen kalın duvarlı zigot.
Oksotrof   Ana ve babanın genlerinde bulunmasına karşın kendi büyümesi için gerekli molekülü sentezleyemeyen mutant mikroorganizma.
Oksinler   Bitki organizmalarında bulunan ve büyümeyi sağlayan hormonlara verilen genel ad.
Omurilik   Omurga içerisinden geçen sinirsel doku.
Oogami   Genellikle büyük hareketsiz dişi gamet ile küçük ve hareketli erkek gametin birleşmesi.
Operatör gen   Bakteri yada virüs genomunda repressör (baskılayıcı) proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden gen.
Organik madde   Doğal olarak bulunmayıp canlı organizmalar tarafından senezlenen maddeler.
Ototrof   Kendi besinini kendi karşılayabilen canlılar (Örneğin bitkiler).

Paleontoloji   Fosilleri inceleyen, yaşları ve anatomik yapıları hakkında fikir yürüten bilim dalı.
Pankreas   Genel olarak midenin sol yanında yer alan, hem iç salgı hemde dış salgı ile görevli olan karma bez.
Paratroit hormon (parathormon)   Paratroit bezinden salgılanan, kalsiyumun bağırsaktan emilimini, böbreklerden atılmasını, kemiklerden serbest hale geçirilmesini ve hücreler arasındaki kalsiyum iyon konsantrasyonunu kontrol eden hormon.
Patoloji   Hastalıklarla uğraşan bilim dalı.
Penisilin   " Penicillium notatum " isimli bir mantar tarafından üretilen ve bakteri hücre duvarının sentezini engelleyen bir antibiyotik.
Periderm   Ağacın kabuk kısmı.birçok gövde ve köklerde ikinci büyüme ile epidermisin yerini alan doku.
perikarp   Kalbin en dış örtüsüne verilen ad.
Proteoliz   Proteinlerin amino asitlerine kadar parçalanması işlemi.
Protozoon   Tek hücreli canlılara genel olarak verilen ad (örneğin algler, mantarlar, bakteriler vs.)
Pseudopod   Bazı tek hücrelilerin hareket etmek veya besin almak amacıyla sitoplazmasının dışarıya doğru oluşturduğu uzantılardır.

Radyoekoloji   Radyason ve ekolojik sistem arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı.
Radyobiyoloji   Radyasonun canlılar üzerine nasıl etki ettiğini inceleyen bilim dalı.
Refleks   Bir uyartıya verilen ani cevap. Alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap.
Reçine   Çam, elma, erik gibi bazı odunlu bitkilerin salgıladıkları katı yada yarı akışkan, yarı saydam, suda çözünmeyen salgı maddeleri.
Replikasyon   DNA nın çözülerek ortamdaki serbest bazları kullanıp kendinin bir kopyasını çıkarması işlemi.
Replikon   DNA molekülünde bir kopyalama kökeni kapsayan ve peş peşe kopyalanan nükleotit dizilerinden oluşan uzunluk.
Resesif   Bir genin kendini fenotipte gösterememesi durumu.Çekinik gen.
Ribozim   Ortamda herhangi bir protein bulunmadığı zaman enzim özelliği gösteren saf RNA.
RNA polimeraz   DNA dan RNA sentezini gerçekleştiren enzim.
Rodopsin   Göz organında bulunan ve fotonun ilk olarak çarptığı bir çeşit protein.

Safra tuzları   Safra kesesinden ince bağırsağa salgılanan ve yağların misellere (küçük partiküller) dönüşümünü sağlayan biyokimyasal maddeler.
Sekretin   Sindirim sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen ve pankreas sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir polipeptid hormonu.
Selüloz   Bitki hücrelerinin çeperlerinde bulunan ve oldukça sağlam bir yapıya sahip olan polisakkarit molekülerinden oluşan madde.
Sentriyol   Hücre bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin yapımında rol oynayan organellerdir.
Serebral   Beyin organıyla ilgili yapı. Beyine bağlı.
Serum   Kanın pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım.
Sesil   Bir organizmanın sap, gövde ve pedisel gibi yapıları olmaksızın doğrudan bir yere oturması (Örneğin deniz tabanına oturması).
Sil   Bazı tek hücrelilerde hareketi sağlayan, yine bazı organizmaların akciğer borularında senkronize hareket ederek toz vb. partikülleri akciğerden uzaklaştıran kamçı benzeri yapı.
Sessiz mutasyon   Meydana geldiği gen üzerinde, daha sonra bugen tarafından üretilecek proteinin fonksiyonunu değiştirmeyen mutasyonlardır (etkisiz mutasyon).
Sinüs   Organların ya da dokuların arasındaki boşluk yada her hangi bir açıklık.
Sölom   Hayvanlarda bir epitel (sölom epiteli) ile astarlanmış olan vücut boşluğuna verilen ad.

Transdüksiyon   Bir mikroorganizmadan bir diğerine virüs veya bakteriyofajlar aracılığıyla gen aktarılması olayı.
Translokasyon   Kromozomun bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi şeklinde olan kromozom mutasyonu.
Termofil   Yüksek sıcaklıklarda yaşayabilen mikroorganizmalara verilen genel ad (termofil = ısıyı seven).
Tubul   Hücre içerisinde veya doku içerisindeki tüpsü yapılara verilen genel ad.
Terminatör gen   RNA polimerazın transkripsiyonu durdurmasına neden olan DNA dizisi.
tRNA   Protein sentezi sırasında (translasyon) amino asitleri ribozoma taşıyan özel bir RNA çeşidi.
Taksonomi   Canlıların sınıflandırılması ve bu sınıflandırmada kullanılan kural ve prensipler.
Takım   Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasındak bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. Ordo.
Timpanum   Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. Aynı zamanda böceklerin işitme organı, timpanal organ.
Timin   DNA yapısına katılan fakat RNA yapısına katılmayan bir primidin bazı.

Urasil   Yalnızca RNA yapısına katılan baz.
Uç meristem   Bitkilerin kök ve gövdelerinin en uçlarında bulunan, sürekli bölünerek bitkinin büyümesini sağlayan doku.Meristem dokusu.
Unipolar   Tek kutuplu olma durumu. Bazı sinir hücreleri yalnız tek bir uzantıya sahip olabilir (unipolar sinir hücresi).
Üre   Memeli ve diğer hayvanlarda amino asitlerin yıkımı ile oluşan son ürün.

Varyasyon   Bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma durumu.Esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen farklılıklar.
Vakuol   Ökaryot hücrelerin sitoplazması içerisinde sıvı, hava yada kısmen sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili yapıların her biri.
Valin   Protein sentezine katılan amino asitlerden birisi.
Vasküler sistem   Ksilem ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez ürünlerinin taşınmasını sağlayan iletim sistemi.
Vanadyum   İnsan ve hayvanlar için gerekli bir eser (az miktarda bulunan) elementidir.
Verimlilik   Birim zamanda meydana getirilen yavru sayısı ile ölçülen, bir bireyin yada populasyonun üreme kapasitesi.Fertilite.
Ventral   Bir organizmanın karın kısmı (sırt kısmı dorsal).
Vejetasyon   Bitkinin tohumdan gelişip tekrar tohum verecek hale gelene kadar geçen dönemi.
Viroid   Bitki hücrelerinde hastalık yapan, 400 ' e kadar ribonükleotitten oluşan, virüslerden daha basit yapılı organizma.

Yağ asidi   Esterlerle bileşikler yaparak yağ moleküllerini meydana getiren maddeler.
Yapısal gen   Hücrenin yapısı ve metabolizması için gerekli RNA ' ları kodlayan DNA dizisine verilen genel ad.
Yüzme kesesi   Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı.

Zoospor   Tek hücreli algler ve mantarlarda kamçılı, hareketli eşey hücresi.
Zootoksin   Bir organizma tarafından meydana getirilmiş toksik maddeler.